|
TEPKİSİZLEŞMEK-3 Değerli Okurlarım,
Sizlerle kişisel sebeplerden dolayı uzunca bir süre ayrı kaldık bu vesileyle öncelikle hepinizden af diliyorum.Ayrı kaldığımız süreyi bundan sonra daha kısa tutmaya çalışacağım.
Bu yazımda tepkisiz kaldığımız bir konuyu ele alacağım fakat diğer 2 yazımdaki gibi sonradan tepkisizleştiğimiz bir konu değil , belki de onlar var olduğundan beri tepkisiziz biz onlara karşı.
Onlar bizim hemen yanı başımızda,kimi zaman ailemizden bir birey,kimi zaman akrabalarımızdan kimi zaman da sosyal medyada gördüğümüz birileri.Hepimizin tanıdığı,bazen görmezden geldiğimiz bazen de yok saydığımız kişiler ; Engelli Bireyler…
İnsanlık var olduğundan beri dışlanmış,hor görülmüş ya da tamamen yok sayılmış bireyler onlar.Savunmasız, ne yapacağını nasıl davranacağını bilmeyen,korunmaya muhtaç ve eğitilebilir bireyler onlar.Tek suçları engelli doğmak.Doğmalarından dolayı suçlu kabul edilip diri diri toprağa gömülüyor kimisi,zincirle kimsenin görmeyeceği bir yerlere bağlanıp ölüme terk ediliyor kimileri.
Neden engelli doğdukları,akraba evlilikleri olup olmadıkları kimseyi ilgilendirmiyor aslında ama kendisinin sağlıklı olduğunu düşünen tüm bireyler,onların sadece neden engelli olarak dünyaya geldikleriyle ilgileniyor.Tamam sebebinin bilinmesi tıbbi müdahale yapılacaksa gereklidir.Fakat sebebi bilindikten sonra yapılabilecek bir şey yoksa onlara sahip çıkmak ve onları topluma kazandırmaktan başka elden bir şey gelmez.Herkes cinsiyet,ırk,soy,dil,din farkı gözetmeksizin eşit sayıldığı gibi ‘engelli’ veya ‘sağlıklı birey’ ayrımı da gözetilmemelidir.
Bu ayırım Dünyada olduğu gibi bizim toplumumuzda da oldukça yaygındır. Bunun önüne geçmek için öncelikle yapılması gereken ‘engelli bireylere’ hitap tarzımızı ve bakış açımızı değiştirmektir.Hala bir çok kurumda engelli bireylere ‘özürlü,sakat’ gibi terimler kullanılmaktadır.Fakat bu kavramları kullanmak o bireyi etkilediği gibi ailesini ve yakın çevresini de etkiler.Aile zaten çocuğunun durumundan dolayı üzülmekte ve kendisini çok yalnız hissetmektedir. Bir de toplumun yaptığı ‘özürlü’ etiketlemesi olunca çocuğun sosyalleşememesinin yanı sıra aile de sosyal hayattan uzaklaşmak zorunda kalır.Çünkü toplumdan,çocuğa yönelik soyutlayıcı tepkiler geldiğinde ailenin karşısına 3 alternatif çıkar.1.si çocuğu eve hapsederek kendi sosyal hayatına devam etmek ve çocuk yokmuş gibi davranmak.Bu durumda ‘engelli birey’ tamamen yok sayılmış ve herkesten her şeyden soyutlanmış olur.Böylece ‘engelli bireyin’ durumu her geçen gün olumsuza gider.2. alternatif; aile de çocukla birlikte eve kapanır ve sosyal hayattan uzaklaşır.Bu durumda çocuk kaybedildiği gibi aile de psikolojik ve sosyolojik olarak kaybedilir.Toplumdan uzaklaşan aile,gelişmelere ve değişmelere uzak kaldığı için tamamen soyutlanmış olur.
Olması gereken 3. alternatif ise ailenin çocuğu sosyalleştirebilmek adına her türlü aktiviteyi ve eğitimi sağlaması ve kendisini de toplumsal hayattan koparmamasıdır.Bunu yapabilmek için sadece ailenin ve çocuğun eğitimi yeterli olmaz.Toplumun da ‘engelli bireyleri’ benimsemek ve onlara sahip çıkmak adına bilinçlendirilmesi gerekir.
Toplum olarak ‘engelli bireylere’ karşı duyarlı olmamız ve onları yargılamamamız gerekir.
Hepinize sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.Görüşmek üzere…
BARIŞ BAŞ
ESDER Gençlik Kolları Başkanı Bu Yazı 03.01.2012 14.16 Tarihinde BARIŞ BAŞ Tarafından Yazılmıştır...
Bu Yazı 562 Kez Okunmuştur !
Diğer BARIŞ BAŞ Yazıları
TEPKİSİZLEŞMEK-3 03.01.2012 14.16
Cumhuriyet ve Kurban Bayramı 05.11.2011 23.42
TEPKİSİZLEŞMEK - 2 02.10.2011 00.45
Ramazan ,Zafer ve Kurtuluş 29.08.2011 02.34
TEPKİSİZLEŞMEK ! -1- 20.08.2011 14.21
ESKİŞEHİRLİ OLMAK 12.08.2011 00.18
![]() Bu Yazıya Henuz Yorum Yapılmadı ! Bu Habere Yorum Yapmak İçin Üye Girişi Yapın !
Üye Değilseniz Üye Olmak İçin Tıklayın ! |
![]() |
|||||||||||
![]() |
|||||||||||||
